“filmin devamı”
Bir fincanın dibinde, yarım kalmış aşkımsın
Acı bir kahve gibi, uykumu kaçırmışsın
Gündüzüm gece oldu tüm düşlerim seninle
Sensizlikle son bulur her bir kabusum yine
Oysa kabus yalan, düş kısa ve hayat uzun sevgilim
Sende beni seversen yarım kalmaz hiç bi film
yiğit güralp
Efe, arkadaşlarına karşı üniversiteyi kazanamamış olmanın kendince verdiği eziklikle bir yandan İstanbul’da kimsenin yardımını almadan tutunmaya çalışmaya, bir yandan da yaşadığı yeri ve yaptığı işi herkesten gizlemeye devam etmektedir. Aslı ve Deniz’in birbirlerine olan aşkını imkansız hale getirmek için bütün olaylar adeta işbirliği yapmışçasına üst üste gelmektedir. Aslı, Deniz’e karşı hayatındaki herkesle feci halde arada kalmışken Deniz’in bu anlamsız ayrılığa daha fazla seyirci kalmaya niyeti yoktur. Deniz’in artık kime aşık olduğunu acı bir şekilde öğrenen Mine ise hiç ummadığı bir anda Efe’nin İstanbul’daki gizli hayatına şahit olur. Metin bir yandan Gönül’le olan ilişkisini yoluna koymaya çalışırken, bir yandan da kardeşinin izini sürebilmek için Aslı ve Deniz’in yardımını ister. Canan’ın, eski Galata Köprüsünden atlamaya çalışırken başına gelenler ortalığı iyice karıştırmış, Murat artık İstanbul’da kalmak istemeyerek Leman’ı İzmir’e dönmeye ikna etmiştir. Haşmet’in Ayşe’yi evden çıkarmak üzere yıldırma çalışmaları durmaksızın devam ederken, Hafize için karnında gayrı meşru bir çocuk taşıyan kızıyla konakta kalmak; Ayşe’nin de abisinden aldığı tehditlerle her geçen gün daha da gurur kırıcı bir hal almaya başlamıştır.
Metin, Gönül’e olan aşkını kaldığı yerden ateşlemek için romantik ve bir o kadar da komik bir gece organize ederken Leman’ın İstanbul’a dönmeden önce uygulamaya koyduğu akıllara durgunluk veren plandan habersiz olan Deniz ve Aslı, Efe’nin günlerdir onlardan gizlediği bütün sırları ortaya çıkarmak için herkesten gizlice yeniden omuz omuza verirler. Üstelik Deniz bu sefer ne olursa olsun Aslı’ya olan aşkını haykırmaya kararlıdır…
Eski dostlar
Ayşe’nin ağabeyi Haşmet eve gelir. Ayşe’den bir an önce evden çıkmaları gerektiğini, satış işinden vazgeçtiğini söyler. Herkes tedirgin olmuştur. Bu sırada Deniz ve Murat da eve gelir ve işler iyice birbirine karışır. Efe bu sırada İstanbul’a gelmektedir. Trende tanıştığı arkadaşı Halil’le beraber yeni işlere girişir. Metin yeni hayatına ayak uydurmaya çalışmaktadır. Bu sırada Gönül’e ulaşmaya çalışır. Ama yine her şeyi birbirine karıştırır.
Mine, Deniz’le aynı okulu kazanmanın sevinci içerisinde, Deniz ise Aslı ile yalnız kalıp konuşmanın peşindedir. Okula kaydını yaptırmak için giden Aslı’nın başına tatsız bir olay gelir. Ümitsizce Efe’yi arar. Fakat Efe’nin ona bir sürprizi vardır. Hafize, Canan ve Murat’ı konuşurlarken yakalar. Artık her şey su yüzüne çıkmıştır…
“35 eksi 1″
Ben seni sevdiğimde
İstanbul’a gün doğmamıştı
Balıkçılar ağ atmamış
Şairler henüz yatmamıştıNeler yaşadık önce
Ben seni ne çok sevdim
Bir İstanbul Ekspresinden
Halliceydi kalbim
Ve bir yemini körelttim şimdi
Yerine bir umudu biledim
Ve bir İstanbul Ekspresinden
Halliceydi kalbim
Üstelik bilmiyordum Beşiktaş’tan
Beyoğlu’na kaç saatte inilir
Aşk nerdedir bu şehirde
Hangi sokakta gezinir
Dedim ya ben seni sevdiğimde
İstanbul’a gün doğmamıştı
Gün doğmadan neler doğar
Bunu gönlüm de ummamıştı
Uçakları hiç sevmem
Trenden de vazgeçtim
İzmir’den İstanbul’a
Tam bir saatte geçtim
Yiğit Güralp
Büyüdükçe Büyümeye Devam Eden Dizi “Kavak Yelleri”
Yepyeni Bölümü “35 eksi 1” ile
Bu akşam Kanal D’de…
Koray ve Mert’in arabayla çarparak kaçtıkları Efe’nin babası Salih’in kaza haberiyle herkes hastaneye toplanmış, Aslı ve Deniz aralarında tüm olanlara rağmen can dostları Efe’yi bu acı gününde yalnız bırakmamışlardır. Gelen intihar haberiyle Mine ve anneannesi Ayşe’nin tüm planları alt üst olmuş, Koray Mert’e kanarak peşinden Almanya yolunu tutmuşken, Aslı ve Deniz’in İstanbul’a gitme motivasyonları ve umutsuzlukları, Efe’nin canından çok sevdiği iki arkadaşını bu konuda yüreklendirmesiyle farklı bir anlam kazanır.
İşte bütün bu soru işaretleriyle koskoca bir yaz geçmiş, sonbahar gelmiştir. İstanbul’a kimlerin gideceği, kimin nerde kalıp kimin hangi okulda okuyacağı belli olmuş, yolculuk için tatlı bir telaş başlamıştır. Bu telaşa bir tek kişi dahil değildir. Ve 35 plakalı İzmir’den 34 plakalı İstanbul’a gidemeyecek olan o kişi acaba kim olacaktır?
“Son Sardunyalar”
Ah o yazlık sinemalar,
Kapı önü akşamları…
Saksıda son sardunyalar,
Avluda el yazmaları…
O pür telaş piyasalar,
İlk sevda, ilk gözyaşları…
Yolları hep gurbete bağlar,
Hep o “gönül” şarkıları…
Ah ne kahraman, ne cesur
Ne güzel çocuklardık
Her yeni günü ümitle
Nasıl kucaklardık
Ah kaldırımlar biliyor
Bi devir muhteşemdik
Güz güneşinden hüzünlü
İlkyazdan şendik
Hem utangaç, hem hevesli
Mektepli sevgililerdik
Pek kırılgan, pek acemi
Bir söyler bin gülerdik
Sezen Aksu / Yelda Karataş
Deniz babasının Canan’la olan ilişkisini öğrenmiş ve adeta iki kere yıkılmıştır. Çünkü babasının bu hatası bir yandan ailesinin dağılabileceği tehlikesini doğururken bir yandan da Aslı’yla aralarının belki de bir daha asla eskisi gibi olamayacağı anlamına gelmektedir. Aslı için de hayat iki büyük şoku aynı anda yaşatmıştır. Önce Deniz’in kendisine sırılsıklam aşık olduğunu anlatmaya çalıştığı filmi izlemiş ve aynı gece ablasının hastaneye kaldırıldığı haberiyle alt üst olmuştur. Şimdi Deniz önce babasından bu olanların hesabını sormak ve bebeğin gerçek babasından habersiz olan Aslı’ya her gün gerçeği gizleyip yalan söylemektense artık bir araya gelemeyecekleriyle ilgili bir bahane bulmak zorundadır. Ayşe’nin Mert sorununu tamamen çözmesiyle anneanne ve torunun araları belki de ilk kez bu kadar yakınlaşmışken, Mine’nin annesinin hastaneden çıkıp Mine’yi Almanya’ya geri istemesi haberi herkes için büyük bir sürpriz olur. Ayşe bir yandan kızının iyileşmesine ve hastaneden çıkmasına sevinmekte bir yandan da torunundan ayrılacağı için üzülmektedir. Ayşe gibi Mine de karmaşık duygular içindedir. Hem annesini kendisine bu kadar ihtiyacı varken yalnız bırakmak istememekte hem de geldiği günden beri kurtulmak istediği Urla’ya garip bir şekilde bağlandığını hissetmekte üstüne üstlük Deniz’den ayrılmak hepsinden zor gelmektedir. Aslı, Deniz’in aşkını itiraf ettiği halde neden birden kendisinden kaçmaya başladığına anlam veremez ve üzülürken ÖSS puanları açıklanmış ve Aslı aldığı yüksek puanla Tıp Fakültesine girmeyi neredeyse garantilemiştir… Deniz’in puanı da sinema eğitimi almak için yeterlidir… Ancak Leman’ın son dakika sürprizi Deniz’in İstanbul’da değil İzmir’de okuması ve sinemadan daha geçerli bir meslek seçmesi yönündedir…Abisinin Gönül’ü istemesinin beraberinde getirdiği sorunlar ve Deniz’in içindeki fırtınaları dindirmekle boğuşan Efe’nin de sınav sonuçları belli olmuş ve aldığı düşük puanla barajı bile geçemeyerek İstanbul’a gitme hayalleri tamamen suya düşmüştür…Hafize Aslı’ya iyi bir gelecek sunmak ve Canan’ın yakında iyice büyüyecek olan karnını herkesten gizlemek için İstanbul’a giderek orada tutunabilmenin yollarını ararken, Deniz İzmir’de bir üniversiteye gitmek için Leman’ın yoğun baskısı altında nefes alamazken, Efe arkadaşlarıyla hep hayalini kurdukları İstanbul’a gitmek için ailesini ikna etmeye çalışırken ve Mine Almanya uçağı için biletini almış geri dönmeye hazırlanırken olaylar beklenmedik gelişmelerle tırmanacaktır.
“Havuz Problemi”
Hiçbir şey eskisi gibi olmuyor artık
Delice esiyor kavak yelleri
Çocukluk elden yitip gidiyor artık
Çocukluk uzaklarda kaybolan bir gemi
Cesaret aşk kaygı derken
Bir sancı kapladı tüm gövdemi
Oysa biz daha dün hipotenüsü çözememiştik
Nerden çıktı bu havuz problemi
Deniz ve Mert’in, Mine’nin resimleri için boğuşurlarken kazayla balkondan havuza uçmaları ve tüm resimlerin havuzun dört bir yanına saçılması oteli birbirine katmıştır. Leman ve Murat plajda geçirdikleri romantik dakikaların ardından tam da evliliklerine devam etme kararını almışken gelen bu haberle soluğu otelde alırlar. Mert şikayetçidir ve Leman otelin tek sorumlusu olarak Deniz’den, neden Aslı’yla gecenin bir vakti bir müşterinin odasına izinsiz girdiklerinin cevabını beklemektedir.
Efe’nin hayatı ise Canan ve Murat’ın yasak aşklarını öğrenmesiyle tamamen altüst olur. Efe bir yandan Metin’in Gönül’le olan ilişkilerine onay vermesi için diretmesiyle uğraşırken, bir yandan da en yakın arkadaşlarının hayatını derinden etkileyecek bu gerçeği onlardan saklamanın doğru olup olmadığı konusunda kendi içinde büyük bir savaş vermektedir.
Mine, Deniz ve Aslı’nın fotoğrafları Mert’in elinden aldığını öğrenmesiyle rahat bir nefes alır. Ayşe ise Mine kadar rahat değildir, olan biteni gören birilerinin boşboğazlık edip Urla’da sonu rezalete varabilecek bir dedikodu yaymasından ve Mert’in kasabada kaldığı sürece torununa yeniden rahatsızlık vermesinden çok büyük endişe duymaktadır.
Aslı’nın Mine için büyük bir tehlikeyi göze alıp yardım elini uzatmış olması Mine’yi çok şaşırtmış ve Aslı ile Mine’nin ilişkilerinde bundan sonrası için yeni bir dönemin başlangıcı olmuştur. Deniz, Mine ile ilgili sorunlarını tamamen çözmüş olmanın verdiği rahatlıkla artık Aslı’ya olan aşkını dile getirmenin yollarını aramaya başlar.
Canan bir yandan yeni bir iş bulabilmek için kapı kapı gezerken, Murat hem Canan’a Leman’la evliliklerine devam etme kararını söylemeye hazırlanmakta, hem de Altan’ın kendisine emanet ettiği Koray’a içine düştüğü bunalımdan kurtarabilmek için yardım etmeye çalışmaktadır.
Bütün bunlar olurken Mert yine rahat durmayarak Mine’ye son darbeyi vuracak, Efe içindeki sırrı ne kadar taşıyabileceğiyle ilgili kararını verecek, Deniz Aslı’ya aşkını itiraf etmek için mükemmel bir sürpriz hazırlayacak ve Kavak Yelleri’nde heyecan her zamankinden kat ve kat daha fazla doruğa tırmanacaktır.
“Kürkçü Dükkanı”
Anladım
Yok
Çok döndüm
Çok dolaştım
Yok
En güzeli senin gözlerin
Gözlerin çocukluğumuz kadar sıcak
Ve gözlerin kalan ömrümüz kadar derin
Dönenlere küsme sakın
Sen dünyaya küsebilir misin?
Bil ki kimine göre baba ocağı
Kimine göre yar kucağı şu kürkçü dükkanı dediğin
Ve belki de her yolun sonundan sana dönmek
En güzel yanı şu gençliğin
Çünkü yok ki
Çok döndüm
Çok dolaştım yok
Ve ben de anladım
Aslı varken surete gerek yok
Mine’nin yalanlarının ortaya çıkışı Deniz için bir yıkılma nedeni olmaktan çok, son zamanlarda zaten canını sıkmaya başlayan ve kafasında soru işaretleri oluşturan bu ilişkiyi tamamen bitirmek ve böylece Aslı ile aralarını yeniden eski haline çevirebilmek için iyi bir fırsat olur. Aslı ise Deniz’in Mine’yi tamamen hayatından çıkarabileceğinden hala emin değildir.
Efe yeni kararlarını ailesiyle paylaşıp kendisine çizdiği yolda emin adımlarla ilerlerken, Gönül’ün anne ve babasının tatil için Urla’ya gelmeleri Metin’in ertelenmiş evlilik teklifi için yeni bir zemin oluşturur. Ancak iki oğlunun da gelecekte daha kötü şeyler yaşamasını istemeyen Şükran’a göre Efe açık yüreklilikle onaylamadığı sürece Metin ve Gönül beraberliği artık imkansız görünmektedir.
Mert’le birlikte yakalanan Mine içinse Ayşe ve Osman’la olan ilişkileri yine en başa dönmüştür. Üstelik Mert’in gerçek kimliği yavaş yavaş ortaya çıkmakta ve Urla’da geçirdiği her dakikayı çevresindekiler için yeni tehditler oluşturacak şekilde değerlendirmektedir.
Deniz, Mine’yi çoktan geride bırakmış, Aslı ise son yaşananlardan dolayı Mine’den iyiden iyiye nefret etmişken; Mert’in Mine’ye yönelttiği mide bulandırıcı tehdit hiç beklenmedik şekilde Aslı ve Deniz’i Mine’yi içine düştüğü zor durumdan kurtarmak için harekete geçirecek, Efe ise hiç ummadığı anda öğrendiği bir gerçekle allak bullak olacak Kavak Yelleri’nde işler belki de daha önce hiç olmadığı kadar karışacaktır.
Aslı’nın yazdığı mektup Deniz’in, Efe’nin yazdığı mektup da babası Salih’in duygu dünyalarını altüst ediyor.
“Olmasa Mektubun…”
İki mektup
İki başkaldırış
Biri aşka, biri hayata
Ve iki ayrı mektup
İki ayrı yüreğe düşen
İki ayrı kor aynı zamanda
Oysa bir zamanlar
Masallar anlatırdık birbirimize
Ve kor yerine
Üç yeşil elma düşerdi gökten üzerimize
Biri ona, biri bana diğeri de tüm sevdiklerimize
Çocuk olmak paylaşmaktı
Çocukluk böylesine güzeldi işte
Aslı, birkaç ay önce kendi elleriyle yazdığı aşk mektubunun tam da Deniz konusunda ikilemde olduğu bir dönemde açığa çıkmış olmasıyla Deniz’e karşı oldukça zor bir duruma düşmüştür. Bu da yetmezmiş gibi Mine’ye olan kızgınlığının hat safhaya ulaştığı günlerde Mine ile aynı evi paylaşmak zorunda kalmaları her ikisi için de hiç kolay olmayacaktır.
Efe’nin tüm çabaları Gönül’ü Urla’da kalmaya ikna edemezken, üstüne üstlük Gönül; Metin ve Efe’yi karşısına alarak kendisini aynı anda seven iki kardeşin aşkına karşılık vermesini beklemelerinin son derece yersiz olduğunu sertçe anlatarak artık bu çocukça hareketlere son vermeleri konusunda ikisini de uyarır.
Aslı’nın yazdığı mektup Deniz’in, Efe’nin yazdığı veda mektubu ise en çok babası Salih’in duygu dünyalarını alt üst ederken, Efe bir yandan bugüne kadar Gönül’le ilgili izlediği tutumun bir yandan da sınavının kötü geçmesinin sonuçlarını düşünerek yeni kararlar almak zorundadır.
Murat’ın işletmesini devraldığı Plaj Kafe’nin açılışı yaklaşmakta, Canan’a görücü gelmesi haberiyle birlikte Murat’ın Canan ve Leman arasında yaşadığı karmaşa ise her geçen gün daha da kızışmaktayken, Altan’ın; oğlu Koray’a vereceği büyük ceza ve Mine’nin Almanya’daki eski aşkı Mert’in Urla’ya sürpriz ziyaretiyle işler iyice arapsaçına döner. Kısacası Efe, Aslı ve Deniz için bu yaz tatili daha şimdiden oldukça hararetli geçeceğe benzemektedir.
Deniz, Aslı’ya aşık oluyor
Koray’ın çevirdiği tüm entrikalara rağmen mezuniyet balosu Mine hariç herkesin hafızasında güzel anılar bırakarak sona erer. Mine mezuniyet gecesinde Deniz’in Aslı’ya, artık arkadaşlıktan daha öte bir özle bakmasına tanık olmuş ve çılgına dönmüştür. Üstelik bu durumu yeniden lehine çevirmek, artık eskisi kadar kolay görünmemektedir.
Deniz, Aslı’ya karşı haftalardır içinde kopan ve adını koyamadığı duygunun aşk olabileceğini anlamaya başlamıştır. Ancak bu sefer de Aslı için durum farklıdır. Mezuniyet gecesi giydiği elbiseyi çıkardığında, hayatın tüm acımasızlığıyla kaldığı yerden devam ettiğini düşünen Aslı yıllardır gözünün önünde olduğu Deniz’in, sırf bir gece giyinip süslendi diye kendisiyle ilgilenmeye başlamasını hazmedememektedir.
Deniz, Aslı ve Mine arasındaki ilişki böylelikle yepyeni bir boyut kazanırken, Efe, Metin ve Gönül arasındaki olaylar da Gönül’ün Urla’dan kesin gidiş biletini almasıyla yepyeni bir yol ayrımına girer. Efe, Gönül’ün kasabadan ayrılması halinde kendisinin de buralarda durmayacağını söyleyerek işleri daha da zorlaştırır.
Bütün bunlar olurken Koray’ın babası Altan’ın Murat’a teklif ettiği yeni ve sürpriz bir iş; Aslı, Deniz ve Efe’nin de yaz tatillerini değerlendirmek için güzel bir fırsat olur. Ancak Mine yine boş durmayacak, Efe ise bu yaz kasabadan herkesten önce ayrılacak gibidir.
Aslı, baloya katılacak mı?
ÖSS sabahı yaşananlarla yüzleşmek hiç kimse için kolay olmamıştır. Ancak artık ne yaşanmışsa yaşanmış, okul kapanmış, sınav geride kalmış ve sıra Koray’la Şiyar’ın emrivakileriyle bir türlü yapılamayan mezuniyet gecesine bir çözüm bulmaya gelmiştir. Beklenen ekonomik teklif Leman’dan gelir ve bütün son sınıflar Deniz’lerin otelinde yapılacak mezuniyet gecesine katılmak için hazırlıklara başlar.
Şiyar’a karşı son görevini de yerine getirerek, ona şehri terk ettiren Metin’i, işsiz, güçsüz ve zor günler beklemektedir. Efe bir yandan Gönül’ü aklından çıkaramazken bir yandan da annesi, abisi ve evde yaşananlar arasında sıkışıp kalmıştır.
Aslı’nın mezuniyet gecesine katılıp katılmaması belirsizliğini korurken, Mine tüm dikkatleri üzerine çekip, gecenin en gözde kızı olabilmek ve otele Deniz’le kol kola gidebilmek için her yolu denemektedir. Deniz ise Mine’ye bu konuda henüz kesin cevabını vermemiştir ve Efe’yle birlikte; Aslı’nın geceye katılması için onu ikna etmeye çalışmaktadır.
Ancak Koray’ın geceyi berbat etmek için yaptıkları ve bir süredir kendini geriye çeken Alp’in ansızın ortaya çıkarak Aslı’ya geceye birlikte gitmekle ilgili kendisine verilmiş bir sözü olduğunu hatırlatarak herkesin içinde beklenmedik şekilde hesap sorması işleri daha da karıştırır. Artık cevabı merakla beklenen bir tek soru vardır: Efe’nin de deyişiyle “Kuzu”nun yani Aslı’nın bu gelişmeler karşısında kararı ne olacaktır.
Aslı, Deniz ve Efe’yi ÖSS heyecanı sarıyor
Kanal D’nin başrollerinde; Pelin Karahan, İbrahim Kendirci, Dağhan Külegeç ve Aslı Enver’in oynadıkları sevilen dizisi “Kavak Yelleri” bu akşam da keyif dolu bir bölümle ekrana geliyor. Büyük küçük herkesçe çok beğenilen dizinin bu bölümünde; okul, sürpriz olaylara sahne olan bir diploma töreniyle kapanıyor. Heyecanla beklenen ÖSS sonuçlarının açıklandığı sabah ise, Aslı, Deniz ve Efe’nin hayatlarını derinden etkileyebilecek gelişmeleri beraberinde getiriyor.
Alp’in evinde karşılaşılan beklenmedik manzara, Deniz, Alp, Mine ve Aslı’nın neredeyse saç saça, baş başa birbirlerine girmesiyle son bulur. Efe’nin, dostları arasındaki bu ardı arkası kesilmeyen çekişmeye verdiği tepkisi, her birinin şapkasını önüne alarak ilişkilerini bir kez daha gözden geçirmesine neden olur. Metin, Şiyar Bey’in makamında yaptığı konuşmanın bedelini hiç ummadığı bir şekilde Gönül’ün tepkisiyle öderken, bir yandan da Şiyar’ın henüz oynamadığını söylediği son kozunun ne olacağını beklemektedir. Hamile olabileceğini öğrenen Canan büyük bir heyecanla gebelik testinin sonucunu beklerken, Efe ve Aslı tesadüfen duydukları bazı sözlerden şüphelenerek Murat’ın hayatındaki sır perdesini aralamak üzere harekete geçerler. Koray’ın söylediği yalanları ört bas edebilmekle ilgili son umudu, Şiyar Bey’in babasıyla ve Murat’la yapacağı toplantıdır. Efe’nin evine geri dönme konusuysa hala belirsizliğini korumakta, üstüne üstlük Deniz’in evinde misafir olmasıyla ilgili her ikisini de sıkıntılı ve bir o kadar da komik anlar beklemektedir.Bütün bunlar olurken okul, acısıyla tatlısıyla sürpriz olaylara sahne olan bir diploma töreniyle kapanır. Heyecanla beklenen ÖSS sabahı ise Aslı, Deniz ve Efe’nin hayatlarını derinden etkileyebilecek gelişmeleri beraberinde getirecektir.
Son Yorumlar